YDÜ’lü Öğretim Üyeleri bilimsel çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor

YDÜ’lü Öğretim Üyeleri bilimsel çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut ve Yrd. Doç Dr. Mustafa Yeniasır’ın yayınlamış olduğu “Nevzat Yalçın’ın “En Eski En Uzak” Adlı Eseri Üzerine Folklorik Bir İnceleme” isimli makale Information Matrix For The Analysis Of Journals, Academic Keys, Türk Eğitim İndeksi, Scientific Indexing Services ve SOBİAD gibi uluslararası ve ulusal indekslerce taranan Kesit Akademi Dergisi’nde (The Journal of Kesit Academy) dergisinde yayınlandı.

Atatürk Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut çalışmalarında özetle şunları söylediler:

“En Eski En Uzak Adlı Eser, Kıbrıs Türklerine Ait Sosyal Ve Kültürel Unsurlar Açısından Değerlendirildi”
“Nevzat Yalçın’ın kitabından yola çıkarak o dönemdeki sosyal ve kültürel yapıyı (en azından Poli kasabası çerçevesinde) anlamamız mümkün. Bu da bize eserin değerini ve önemini göstermektedir. Bu çalışmada Nevzat Yalçın’ın “En Eski En Uzak” adlı eseri, içerisinde barındırdığı Kıbrıs Türklerine ait sosyal ve kültürel unsurlar açısından değerlendirilmiştir. Ancak kitabın farklı bakış açıları ve inceleme yöntemleriyle daha birçok çalışmaya temel oluşturabilecek özelliklere haiz bir eser olduğu söylenebilir.

“Kıbrıs Türk Edebiyatını Tüm Yönleriyle Kurumsallaştırılması Gerekir”
Kıbrıs Türk Edebiyatında değerlendirmiş olduğumuz esere benzer daha birçok anı çalışması vardır. Bütün bu eserler incelenip içerisindeki unsurlarla bir sonuca gidildiğinde Kıbrıs Türk tarihi, kültürel ve sosyal yapısı daha belirgin olarak ortaya çıkacak ve karanlık birçok nokta aydınlanacaktır. Bu yüzden yayınlanmış ya da yayınlanmamış anı eserleri titizlikle tespit edilmeli ve dikkatli bir şekilde gözden geçirilip incelenmelidir. Hatta oluşturulacak olan resmî bir kurul aracılığıyla tespit ve teyit edilen unsurların millî bir müfredata tekrardan şekil vermesi sağlanmalıdır. Çünkü tarih kitapları ve diğer kitaplarda da geçmişe ait yanlış ve eksik bilgilerin bulunabileceğini düşünmek mümkündür. Bu anı çalışmaları tarihî ve sosyal kaynaklarla ve arşivlerle karşılaştırılıp birleştirilerek daha düzgün, özgün ve eksiksiz bir Kıbrıs Türk tarihi, folkloru, yaşamı vs. kitapları hazırlanabilir. Tabii tüm bunların yanında bu tür eserlerin edebiyata da büyük zenginlikler kattığı söylenebilir. Bu anlamada anı eserlerinin de Kıbrıs Türk edebiyatının önemli birer parçası haline getirilmesinin gerekliliği burada belirtilmelidir. Kıbrıs Türk edebiyatını sadece şiir ve roman dar kapsamından kurtararak çerçeveyi genişletmemiz ve edebiyatımızı tüm yönleriyle kurumsallaştırmamız gerekmektedir. Bu da ancak süreç içerisinde verilmiş farklı türde eserlerin de dikkate alınmasıyla gerçekleştirilebilir.”

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyelerinin Çalışmaları Web of Science Tarafından İndekslenen Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisinde
Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut ve Yrd. Doç Dr. Mustafa Yeniasır’ın yayınlamış olduğu “Eğitimsel Açıdan Uygur ve Kıbrıs Türk Masal Kahramanları Bağlamında İletilen Olumsuz Mesajlar” isimli makale, THOMSON REUTERS, ASOS, ULAKBİM, DOAJ, ACADEMİC RESOURCE VE SOBİAD gibi uluslararası ve ulusal indekslerce taranan Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin dergisinde yayınlandı.

Atatürk Eğitim Fakültesi, Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ve Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut çalışmalarında özetle şunları söylediler:
“Masallar Eğitimsel Manada Önemli Bir İşleve Sahip”
“Masalların eğitimsel manada çok önemli bir işlevi üstlendiğini söyleyebiliriz. Masallar çocukların dil öğretiminde, bilişsel, sosyal, psikolojik ve ahlakî gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. İçinde barındırdığı motifler, formellerle ve sade-yalın diliyle çocuklara hoşça vakit geçirtirken aynı zamanda iyiyi, doğruyu öğreten, hayal gücünü geliştiren ve dört temel dil becerilerinden özellikle dinleme ve anlamanın gelişmesini sağlayan masalların tümünün bu özellikleri tam anlamıyla barındırdığını söylemek mümkün değildir. Masallar kültürel unsurların aktarımında da önemli bir rol oynamaktadır. Söz konusu unsurlar masallardaki kahramanlar aracılığıyla çocuklara iletilmektedir. Halk masalları ait oldukları toplumların kültürel özelliklerini günümüze taşırken aynı zamanda bünyelerinde barındırdıkları korkunç ve acıklı durumlarla da çocuklara zarar verdikleri bilinmektedir. Bu bağlamda Kıbrıs Türk halk masallarına baktığımızda en önde gelen kahramanlar arasında padişah, vezir, şehzade, aile üyeleri, peri, dev, cadı, kurt, at, halayık (Afrikalı kadın köle), çiftçi, çoban, Fatmacık, Dildane, Dürdane vd. sayılabilir. Uygur Türk halk masallarında ise daha çok kadı, padişah, cahil, Nöder, Hoşunbay, Sadirahun, kurnaz, teke, kurt, çoban gibi kahramanlara rastlanmıştır. Kıbrıs Türk halk masalarının birçoğunda padişaha rastlanırken Uygur Türk halk masallarında padişahın yanında kadı’nın daha ön planda olduğu görülmüştür. Kadı’nın ön planda olması, bununla birlikte Hızır, Musa Aleyhisselam’ın da masallara konu olması, Uygur Türklerinin dini daha yoğun yaşamalarına bağlanabilir. Padişahın ise ortak olarak masallarda yer almasını, Uygurların Osmanlıyı tanımalarına, özellikle geçmişteki yönetim şekillerinin padişahlıkla benzeşmesine ve Farsçanın etkisine bağlamak mümkündür. Kıbrıs Türkleri Anadolu’dan geldikleri için padişahın kahraman olarak Kıbrıs Türk halk masallarında daha fazla bulunmasının gayet doğal olduğu düşünülebilir. Yine hem Kıbrıs Türklerinde hem de Uygur Türklerinde kurt, çoban vb. ortak masal kahramanlarına rastlanılmaktadır. Çobanların masal kahramanı olarak edebî metinlerde yer almasının, hayvancılığın her iki toplumda da uzun süreden beri geçim kaynağı olmasıyla açıklanabileceği düşünülmektedir. Masallarda yoğun olarak rastlanılan bir diğer kahraman olan kurt da bilindiği gibi Türk mitolojisinin ortak değerlerinden bir tanesidir. Kıbrıs Türk halk masalarında peri, dev, cadı vb. hayal ürünü kahramanlara çok fazla yer verilirken Uygur Türklerinde gerçek hayatta rastlayabileceğimiz kahramanlara (Hoşunbay, Nöder, Sadirahun, cahil, kurnaz, nine vs.) daha çok rastlanılmaktadır.

“Kıbrıs Türk Masalları Gerçeğe Daha Yakın”
Türk halk masallarının olay örgüsüne baktığımızda da gerçekte yaşanabilecek olayların masallar içerisinde çok daha fazla yer aldığını ve bu bağlamda Kıbrıs Türk halk masallarından daha fazla gerçeğe yaklaştığını söylemek mümkündür. Eğitimsel açıdan bakıldığında Kıbrıs Türk halk masallarında çocuklar açısından sakıncalı bulabileceğimiz unsurları önem sırasına göre şu şekilde sıralamak mümkündür: Ölüm, şiddet, kıskançlık, açgözlülük, yalan söylemek, ahlâksızlık, dilencilik ve sözden dönmek vs. Ele aldığımız masallardan hareketle Uygur Türk halk masallarında rastladığımız olumsuz unsurlar ise rüşvet, açgözlülük, yalan söyleme, hırsızlık, afyon kullanımı, beddua, ölüm vesairedir. İncelenen masallarda yer alan olumsuz unsurlardan ve masalların olay örgülerinden hareketle Uygur Türk halk masallarının eğitimsel açıdan Kıbrıs Türk halk masallarına göre daha zayıf olduğu söylenebilir. Uygur Türk halk masallarına dikkatle bakıldığında masalların sonunda verilmesi gereken dersin genellikle eksik bırakıldığı görülmektedir. Kıbrıs Türk halk masallarında ölüm ve şiddet gibi unsurların yoğun olarak kullanılması Kıbrıs Türklerinin yakın zamana kadar savaşlarla meşgul olmasına; Uygur Türk halk masallarında ise rüşvetin yoğun olarak yer alması Uygur Türk toplumunun uzun yıllar Çin yönetimi ve baskısı altında kalmasına bağlanabilir. Masalların eğitimsel işlevi yerine getirmesinde masal başı ve sonu tekerlemelerinin de önemli bir yeri vardır. Kıbrıs Türk halk masallarında bu tür tekerlemelere çoğunlukla rastlanırken Uygur Türk halk masallarında bu tekerlemelere rastlanamamaktadır. Sonuç olarak halk masallarının eğitimsel açıdan gerekliliği yadsınamaz bir gerçektir. Ancak bunu yaparken içerisinde yoğun olarak olumsuz unsurlar barındıran masallar eğitimin dışında tutulmalıdır. Bir kısım masallar ise olumsuz unsurlardan arındırılarak çocukların eğitiminde kullanılmalıdır. Ele alınan metinlerden hareketle Uygur Türk halk masallarının Kıbrıs Türk halk masallarına göre çocuk eğitimi açısından daha ince bir süzgeçten geçirilmesi gerektiği söylenebilir.”

Post Author: boran