Yakın Doğu Üniversitesi Girit’te Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Girit’te Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü, Girit’te Akdeniz’de ortak bir hafıza oluşturararak bölgesel geleceğin yeniden inşası yaklaşımlarının ele alındığı uluslararası konferansa katıldı.

“Gelecek için Hatırlamak: Bir Hafıza Uzamı Olarak Akdeniz” başlıklı uluslararası konferansa Yakın Doğu Üniversitesi’ni temsilen katılan Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, Akdeniz’in yeniden yapılanması sürecinde gerçekleştirilen disiplinlerarası bilimsel analiz çalışmalarına katkıda bulundu.

“Akdeniz Bir Ortak Hafıza Alanı mı?” Sorusuna Yanıt Arandı
Maecanata Vakfı tarafından Humboldt Viadrina Yönetişim Platformu işbirliğinde organize edilen uluslararası toplantıda, Akdeniz’in bir ortaklıklar denizine dönüşümünün mümkün olup olmadığı sorusuna bölgenin tarihsel, kültürel, ekonomik, toplumsal ve siyasi arkaplanlarına atıfta bulunularak çok yönlü ve disiplinlerararası analizlerle yanıt arandı.

Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fas, Fransa, İngiltere, İspanya, Kıbrıs, Lübnan, Malta, Mısır, Türkiye, Yunanistan’dan akademisyenler, medya ve sivil toplum örgütü temsilcileri, politika yapıcı ve uygulayıcıların katıldığı uluslararası toplantıda Akdeniz’in bir ortak hafıza uzamı olarak geçmişi, Akdenizlilik hafızasının kültürel kökenleri, bölgenin ticari ilişkilerinin tarihten günümüze gelişimi,günlük yaşamda Akdenizlilik hafızasının üretimi, Akdeniz’de din ve siyaset ilişkisi, ortak hafıza zemininin yıkımına neden olan dinamikler, Akdeniz’in bölge insanı için anlamı ve Akdeniz gençliğinin bölgenin geleceğine yönelik umut ve korkuları tartışıldı.

Doç. Dr. KOLDAŞ: “Akdeniz’de Ortak Değerlerin Oluşabilmesi için Öncelikle Varoluşsal Temel İhtiyaçların Giderilmesi Gerekiyor”
Uluslararası konferansın ortak düzlemin oluşması önündeki engeller başlıklı panelinde bir konuşma yapan Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, Akdeniz’in ortak bir hafıza zeminine dönüşmesinin kolay bir süreç olmadığını vurguladı. İnsani güvenliğin temel ihtiyaçların başında geldiği Akdeniz bölgesinde bu ihtiyacın karşılanmaması durumunda ortak değerler ve gelecekten bahsedilemeyeceğini belirten Doç. Dr. KOLDAŞ, “Akdeniz bölgesinde güvenlik bu bölgede yaşayan toplumların ihtiyaç listesinin başında yer alıyor. Bugün ne Avrupa-Akdeniz Diyaloğu gibi bölgesel işbirliği insiyatifleri ne de başlangıcında devrimsel dönüşümler olarak görülen Arap Baharı kalkışmaları bölgeye huzur, istikrar ve güvenlik getirebilmiş durumda. Suriye yıkım halindeyken, Kuzey Afrika’da yeniden yapılanma süreçlerinde istikrar arayışı içinde mücadeleler sürerken, Akdeniz’e kıyısı bulunan Avrupa ülkelerinde popülist ayrımcı söylemler yaygınlaşırken ve şiddet bölgenin temel belirleyici unsuru haline gelmişken ortak değerleri inşa etmek bir yana bu değerlerden söz etmek bile çok kolay görünmüyor. Akdeniz’i bir ortak değerler zemini haline getirmek için öncelikle bölgedeki iç savaşlar nedeniyle yıkıma uğramış insanların temel ihtiyaçlarını gidermeli, göç sorununa sürdürülebilir çözümler üretmeli, bölgedeki ayrımcı ve ötekileştirici popülizmin önüne geçmeli ve bu sorunları birlikte çözerken yaratacağımız sinerji üzerinden bir Akdenizlilik bilinci ve duygudaşlığı yaratmalıyız.” dedi.

Post Author: Orhan ÖZKILIÇ